MEF Ailesinin Değerli Üyeleri,
MEF Kütüphane Bülteni’nin 32. sayısına hoşgeldiniz.
MEF Üniversitesi’nde yoğun geçen bir akademik yılın son günleri geldi çattı, 13 – 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında yapılacak final sınavlarının ardından dördüncü sınıf öğrencilerimizi uğurlamaya hazırlanıyoruz. Mezun olacak öğrencilerimizi eğitim gördükleri süre içinde olduğu gibi, mezuniyet sonrasında da desteklemeye devam edeceğiz. Tüm öğrencilerimize final sınavlarında başarılar diliyorum.
MEF Kütüphane Bülteni’nin 32. sayısında ilginizi çekeceğine inandığımız pek çok başlık yer alıyor. Bu sayının konuk yazarları Bilge KARASU ve Nermin YILDIRIM hakkında kısa bilgileri ve Kütüphane koleksiyonlarında bulunan eserlerinin bilgilerini Bültenin ilerleyen bölümlerinde bulabilirsiniz. Bu sayıda sizler için hazırladığımız okuma önerilerimizi beğeneceğinizi, 14 ülkeden 160 projenin yarıştığı 28’inci Dr. İbrahim Arıkan Uluslararası MEF Eğitim Kurumları Araştırma Projeleri Yarışması ile ilgili haberleri de ilgiyle karşılayacağınızı umuyorum. Etkinlik takvimi ise sanata ve eğlenceye ilgi duyanlar için birebir.
MEF Kütüphane Bülteni’nin 32. sayısını keyifle okuyacağınızı umuyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum.
Saygılarımla,
Ertuğrul Çimen | Kütüphane Direktörü
BİLGE KARASU
1930'da İstanbul'da doğdu. 13 Temmuz 1995'te yaşamını yitirdi. Şişli Terakki Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Bir süre Ankara Radyosu'nda çalıştı. 1962'de kazandığı bursla Avrupa'da çeşitli ülkelerde bulundu. Türkiye'ye döndükten sonra Hacettepe Üniversitesi'nde uzman olarak görev aldı. Çeşitli yayınevlerinde çevirmenlik yaptı.
Türkçe'ye birçok eser kazandırdı. Öyküleriyle Türk öykücülüğüne yeni bir soluk getirdi.
Bireyin iç dünyasını ve korku, tutku, ölüm, baskı, inanç çatışması gibi konuları kendine özgü simgesel bir dille yansıttı.
Nermin Yıldırım
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalıştı. İlk romanı Unutma Beni Apartmanı 2011 senesinde (Doğan Kitap) yayımlandı. Onu Rüyalar Anlatılmaz (2012, Doğan Kitap), Saklı Bahçeler Haritası (2013, Doğan Kitap), Unutma Dersleri (2015, Doğan Kitap), Dokunmadan (2017, hep kitap), Misafir (2018, hep kitap) izledi.
Romanları Sırpça, Bulgarca, Fransızca, Çince, Arapça gibi yabancı dillere çevrilen Yıldırım, Manchester Letters, Tramline Project gibi uluslararası edebiyat projelerine katılarak, çeşitli ülkelerin yazarlarıyla ortak çalışmalar yaptı. Uluslararası yazar programlarına konuk olarak, 2013 kışını Köln Kültür Dairesi’nin davetiyle Köln’de, 2015 sonbaharını Şanghay Yazarlar Derneği’nin davetiyle Çin’in Şanghay kentinde geçirdi.
Murathan Mungan’ın Kadınlar Arasında (2014, Metis) adlı öykü seçkisinde "Narin Ben Geldim" adlı öyküsüyle, Remzi Karabulut’un Hazırladığı Minimal Öyküler (Aylak Adam, 2014) adlı seçkisinde "Kara Kaya" adlı öyküsüyle, İlknur Özdemir’in hazırladığı "Kar İzleri Örttü" (2012, Kırmızı Kedi) adlı öykü seçkisinde Kırmızı Kar ile yer aldı.
Barselona ve İstanbul’da yaşıyor.
MEF Üniversitesi Kütüphane Direktörü Ertuğrul Çimen ile, 9 Mayıs Perşembe günü Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi'nde saat 19.30'da "Değişen Toplum, Dönüşen Kütüphaneler: Sürdürülebilir Kütüphane Hizmetleri Üretmek" konu bir söyleşi gerçekleştirildi.
Söyleşide, toplumda yaşanan değişim ve bu değişimin kütüphaneler üzerine etkisi konuşulmuş, ardından, kütüphanelerin dönüşüm sürecine ve kütüphanelerle birlikte kütüphanecilerin yeni rollerine değinilmiştir, son olarak da sürdürülebilir kütüphane hizmetleri ile ilgili bir değerlendirme yapılmıştır.
Kızılkıta Üçlemesi 1- İsimsizler Kalesi / Emre Alpan İnan
AVCILIKTAN GURMELİĞE - YEMEĞİN KÜLTÜREL TARİHİ /Priscilla Mary Işın
ÖFKE ÇAĞI: GÜNÜMÜZÜN BİR TARİHİ / Pankaj Mıshra
KALP / Tiyatro
Craft Kadıköy (03.05.2019 - 20.06.2019)
“Kırktan fazla tedavi gördüm. Hayır! -Üç farklı, hayır dört farklı tür kemoterapi gördüm. Hayır! -İnterferon aldım, birkaç çeşit. İki farklı deneye katıldım. Herkesten çok zaman geçirildi üstümde. Bunların hiçbiri bir işe yaramadı. Dört kez hastaneye gittim- ve lütfen yalvarıyorum ölene kadar bir daha hastaneye gitmem gerekmesin. Hastalık bana -hayır! sigorta şirketine 300.000 Dolara patladı, belki daha fazla. Yüzde 85’imiz iki yılın sonunda öldü, üç yılın sonunda bu oran daha da yüksek. Emma’nın o kadar çok hastası öldü ki artık ona Doktor Ölüm diyorlar.
Güneş doğmuyor artık, sen de zorlama daha fazla.”
Kalp sevmek üzerine bir oyun…
Bir şehir, salgın, bencillik, ötekiler, yalnızlık, sevmek, mağdur olmak, çaresizlik, çok sevmek, AIDS, çok sevmek ama çok…
Çok severken kaybedenlerin oyunu Kalp 80’li yıllarda sadece eşcinsellerde görüldüğü iddia edilen bir salgının yarattığı korkuyu, dayanışmayı ve ötekileştirmeyi anlatıyor.
Herkes tarafından heteroseksüellerde de görüldüğü bilinirken korkunun büyümemesi için karantina benzeri hayata sürüklenen, baskı gören ve yalnızlığa itilen Ned, Emma ve Bruce’un hikayesi Kalp.
Ya Felix, büyük aşk. En sevdiğin ölürken güçlü kalabilir misin?
Bilmem.
Belki.
DÜZ DÜNYA /Özge Topçu
PİLOT Galeri (18.05.2019)
Özge Topçu, “Düz Dünya / W axis” sergisinde, Rosalind Krauss'un mekana yayılan heykel kavramına, 4. boyutun deneyimlerini araştırarak değiniyor. Ele aldığı formun yanı sıra, çevreyi oluşturan etmenleri, toplumsal yaşamı inceliyor. Sergiye ilham veren sosyolojik vaka, son 600 yıllık tarihi yok sayarak sansasyonel bir inanışla, dünyanın düz olduğunu iddia eden Flat Earth Society olurken, sanatçı, Aydınlanma Çağı’nın öncesine, ampirizme ve Orta Çağ’a tekabül eden bu inanış biçiminin neden tekrar popüler olduğunu anlamaya çalışıyor.
Topçu, günümüz dünyasında yeniden inanılmaya başlanan irrasyonel Düz Dünya komplo teorisine dair giriştiği kişisel araştırma süresince Dünya' yı, Düz Dünyacıların savunduğu iki boyutlu bu irrasyonel inanışın aksine, klasik fizik ve öklidyen geometriden ve hatta bu kanunları da çürüten modern çoklu evren kuramı ve non-öklidyen geometriden ilham alarak yorumluyor.
Sanatçı, dünyanın küre formunu düzleme indirgemeye çalışırken stereografik izdüşüm yöntemiyle karşılaşıyor. Bu süreç içerisinde bir yandan da, modern geometride dört boyutlu küp analojisi olan tesseract (hiperküp) formuyla çeşitli denemeler yapıyor. Formu incelerken, bundan yaklaşık 1000 yıl önce geliştirilen, mimaride ve süslemede kullanılan yıldız motiflerinin dört boyutlu küpün stereografik izdüşümleri olduğunu keşfediyor. Ve bu motifler, 4 boyutlu analojiler, boyutlar arası geçişler ve ilahi olanın tasavvurlarıyla bir yerleştirme gerçekleştiriyor, bilginin son birkaç bin yıllık zamansal ve coğrafik döngüsel yolculuğuna bir tanık. Bu yerleştirmenin içinde barındırdığı illüzyon, doğruların, hakikatlerin ve olguların önemini yitirdiği bu dönemi ele alıyor. Topçu, bilginin duyum ve deneyimle edinilebileceğini öne süren yaklaşımlar, kanıtların reddi ve pozitif bilimin yok sayılmasının altında yatan nedenlerle ilgileniyor. Sanatçı gerçekliğin toplumsal inşasında bilginin nasıl kullanıldığını inceliyor. “Kamuoyunun oluşumunda duyguların ve kişisel görüşlerin nesnel hakikatlerden daha etkili bir hale geldiği noktaya nasıl geldik?” diye soruyor.
26. İstanbul Caz Festivali
(29 Haziran - 18 Temmuz 2019)
Festival, cazın usta isimlerinden güncel müziğin tanınmış ekiplerine, yeni keşiflerden sevilen yıldızlara, farklı mekânlarda gerçekleştirilecek 50’nin üzerinde konserle, bu yaz da Haziran ve Temmuz aylarında keşiflerle dolu bir festival deneyimi yaşatacak.